Find best premium and free Magento themes at Design4Magento.com

 

BAŞARI HİKAYELERİ

 

 

AYLA SELÇUK (Ben Melis Hanımla “Diyet” kelimesini değiştirdim, onun adı “Doğru Beslenme” oldu.)


Ben Ayla Selçuk 04 Eylül 1966 doğumluyum. Son 4 yıl öncesine kadar büyük bir kilo sorunum olmadı. İki doğum yaptım. Hamileliklerimde fazla kilo aldım fakat doğum sonrası bir sene içerisinde kilolarımdan kurtuldum. Dört yıl önce safra kesesi ameliyatı oldum ve kilo almaya başladım. O kiloları veremeden bir yıl önce rahim ameliyatı olmak zorunda kaldım ve menopoza girdim. Ameliyatım epidural ameliyattı, benim en büyük takıntım ameliyattan sonra kilo alma korkusuydu. Ameliyat sırasında uyuyup uyanıyordum ve uyandığımda doktoruma sesleniyordum, diyordum ki “Ata bey ben şimdi çok kilo alacağım değil mi?” O da bana moral olsun diye “hiç bir şey olmayacak” diyordu. Ama korktuğum başıma geldi. Bir sene olmadan kilo almaya başladım. Bel oyuntum kayboldu, hareketlerim ağırlaştı ve kendimi çok kötü hissetmeye başladım. Ameliyat olalı 9-10 ay olmuştu ve ben 74 kilolara çıkmıştım. Artık bir şeyler yapmalıydım. Çünkü gün geçtikçe daha çok yiyordum. Bir karar aldım, bu zayıflama işi için bir yardım almalıydım. Diyetisyene gitmeye karar verdim ve Melis Hanım ile tanıştım. O benim hayatıma mutluluk getiren kişiydi. Melis Hanım bana öyle güzel yemek listeleri hazırladı ki, diyet sırasında hiç aç kalmadım. Ayrıca beni çok güzel motive etti. Tatlı dilli, akıllı yaklaşımıyla insanı çok güzel havaya sokabiliyordu. Kendime şaşırıyordum, canım tatlı çekmiyor ve çok açlık hissetmiyordum. Çünkü doğru besleniyordum. Ben Melis Hanımla “Diyet” kelimesini değiştirdim, onun adı “Doğru Beslenme” oldu. Kendisiyle 2 Aralık ta görüşmeye başladık. 10 kilo fazlalığımı verdim. Şu an koruma programına başladım, çok çok mutluyum. Ben önceden kilo vermenin çok zor olduğunu düşünüyordum ama inanın çok kolaymış. Bu da Melis hanımın sayesinde oldu. Onu çok seviyorum, iyi ki onu tanıdım. Teşekkürler tatlı Diyetisyenim.

 

 

AYŞE SEVEN ( Sanki İçimden 16 Kiloluk Bir İnsan Çıktı!)

Ben Ayşe Seven,

169 boyunda, 41 yaşında bir bayanım. İki çocuk annesiyim. Doğum sonrası kilolarım 90’lara çıktıktan sonra sağlıklı bir düzen kurmayı bir türlü başaramadım ve bu durumdan çok rahatsızdım. Fazla kilolar, hareketsizlik, tembellik… İnanın kendi kendimden iğreniyordum. Bir gün arkadaşımın tavsiyesi üzerine Melis Hanım’a gitmeye karar verdim. Olumlu sonuç alacağımı da hiç düşünmemiştim. Ancak tahmin ettiğim gibi olmadı. Sevimli ve güler yüzlü Melis Hanım bana sabırla yol gösterdi. Ben de gösterdiği yolda sabırla ve inanarak önerilerini takip ettim. Açıkçası biraz zorlandığım da oldu, ama bu yolun sonunda eski kilolarıma geri dönmek vardı. 6 ay süre zarfında 90 kilodan 74 kiloya indim. Daha hedeflediğimiz ideal kiloya ulaşmak var. Ama şu ana kadar sanki 16 kiloluk bir insan çıktı içimden. Şimdi çok mutluyum, kendimi çok hafif hissediyorum. İşin güzeli her şeyi giyebiliyorum. 7 yaşındaki kızım annesinin kilolu olduğunu söylerken üzülüyordu. Artık biricik kızımın annesi zayıfladı. Diyetisyenime çok teşekkür ediyorum. Bir ömür boyu benim gibi kilolu hanımları zayıflatsın.  Sevgilerimle…

 

NECLA KILIÇ (Rahatsızlığımı dikkate alarak uyguladığınız beslenme programı beni hiç zorlamadı. Teşekkürler!!)

Sevgili Melis Hanım;

Öncelikle bana bu 5 ay içerisinde göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Ben daha önce pek çok kez diyet yaptım. Fakat kansızlığım nedeni ile defalarca rahatsızlandım ve hastanelik oldum. Sizin sayenizde verdiğim 10 kiloyu hiç rahatsızlanmadan, çok rahat bir şekilde verdim. Rahatsızlığımı dikkate alarak uyguladığınız beslenme programı beni hiç zorlamadı. Ayrıca bu süre zarfı içerisinde bana karşı ilginiz, güler yüzünüz ve tatlı diliniz beni çok iyi bir şekilde motive etti. İnşallah sizin sayenizde ilerleyen zamanlarda ideal kilomada ulaşacağım. Buna can-ı gönülden inanıyorum. Ayrıca beni size yönlendiren dâhiliye doktorum Mübeccel Hanım’a da çok teşekkür ediyorum.

 

 

 

18 KİLOMU KAYBETTİM HÜKÜMSÜZDÜR

 

http://nthayat.net/images/stories/yazarlar_ic/nalan.jpgHer şey bir gün kızgın karıncaların başımın içini işgal etmesiyle başladı...


Hain karıncalar birkaç dakika sonra bütün bedenime saldırıya geçtiler... N’oluyor demeye kalmadan bir de uyku bastırmaz mı? Bastırır...

Arkadaşlarım yemeğe bekliyor, kalkıp hazırlanmak lazım lakin karıncaların anestezi faaliyeti öyle hunharca sürüyor ki hücrelerimi yakarak uyutuyor meretler...

Ve neredeyse 18 saat süren ölüm uykusuna daldım... Ne açlık, ne susuzluk, ne tuvalet ihtiyacı ne de yemeğe bekleyen insanlara haber verme kaygısı... 18 saatin sonunda uyandığımda, daha doğrusu uykuya ara verdiğimde ben pestile dönmüştüm ama karıncalarda en ufak bir yorulma emaresi yok... Bütün atomlarımda gezinmeye ve de yakmaya berdevam...
Kim ve nasıl akıl ettiyse hatırlamıyorum, şekerime bakalım dememizler evcek aletin minik ekranına bakakalmamız bir oldu... 400 küsur... Derhal sağa sola telefonlar edildi... Bu arada belirtmeyi unuttum günlerden Pazar... Kimi maydanozla limon kaynat birebir, dedi... Kimi, tarçın kaşıklamamı tavsiye etti... Sağlık sorunlarımın hızırı kardeşim, ailemizin imdad-ı sıhhiyesi Dr. Ayhan Tokgöz’e ulaştı ve ilaç takviyeleri vesaire derken, gözüm azıcık açıldı... Şeker 200’lerde... Ertesi gün Dr. Ayhan Tokgöz’ün karşısındaki koltuğa elimde değerlerin hepsi uçuşa geçmiş laboratuvar raporlarıyla bir morbit obez olarak devrilip işin ciddiyetini işitirken (dinlemek demiyorum çünkü dinlemeye mecalim yoktu) güzergâhım da çizilmişti... İstikamet Prof.Dr. Tarık Yılmaz ve Prof.Dr. Temel Yılmaz... Yani Nişantaşı YKB Vakıf Apartmanı... Hani şu Valikonağı caddesinin sonundaki kocaman pembe bina...
Şimdi bu isimlere aşina olanlar elbette diyecekler ki, “Tamam, Temel Hoca’yı anladık ama Tarık Hoca ne alaka... O psikiyatr...” Evet... Çünkü o karınca istilasiından kurtulup hayata dönebilmek için, sırf kibrit kutusu kadar peynirle, sunta bisküvilerin katık edilmesi, avuçla ilaç yutulması değil öncelikle kafanın değişmesi gerekiyor... Uzun lafın kısası, o kafa değişti... Hem de çok kısa zamanda... Prof. Dr. Tarık Yılmaz’ın ekibinden Psikolog Şebnem Öncel ve Prof. Dr. Temel Yılmaz’ın ekibinden Beslenme Uzmanı Melis Baban ruhumu öyle bir ele geçirdiler ki, 18 kiloyu ve Temel Hoca’nın deyişiyle “kırmızı alarm veren” kan değerlerimi Nişantaşı Bakırköy hattında kaybediverdim...
Tabii kaybetmek lafın gelişi, başlığa uygun olsun diye yazarlık numarası... Arayan kim? Ama bu kayıpların bir tek yan etkisi oldu, o da Şebnem ve Melis Hanımlara tiryakilik kespetmek... Bu yazılarda onların isimlerini bundan sonra sık sık göreceksiniz... Ben de en yakın zamanda tekrar yüzlerini görmeye ve 18 kiloya bir 18 daha eklemeye imkan bulmayı hasretle bekliyorum...
Yazının bundan sonrası Melis Hanım’a yasak... Evet, lütfen burcunuzu okuyun Melis Hanım veya Evren’e bakın, ne ilginç şeyler yazmış...

Bizbize kaldıksa itiraf ediyorum... Bir şeye daha hasretim... O pembe binanın kapısında satılan simite... Her hafta Nişantaşı’na uçarak gitmemde az da olsa payı var, diyorum ama inanmayın kendisi sağlığa kavuşmamda pay sahibidir... Alenen teşekkür ederim...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

a

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yasal Uyarı-Bu sitedeki bilgilerin izinsiz kullanılması yasaktır................................................1..........1........1

Templates from Free Flash Template

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------